Kadıköy Tiyatroları Platformundan meslektaşlarımıza bilgilendirme
Kadıköy Belediyesine ait sahnelerin ücretlerine yapılan artışlar, yerel ve bağımsız tiyatroların oyunlarını sürdürebilmesini ve Kadıköy seyircisinin bu oyunlara erişimini doğrudan, olumsuz yönde etkiliyor.
Kadıköy Tiyatroları Platformu (KTP) olarak 18 Temmuz 2026’dan bu yana yürüttüğümüz çalışmanın amacı, kamusal sahnelere erişimi sürdürülebilir kılmak; ücretlendirme ve tahsis süreçlerinde adil, şeffaf ve katılımcı bir düzenleme sağlamak.
Bu yazıyla, bugüne kadar yürüttüğümüz görüşmeleri, sunduğumuz önerileri ve yaptığımız başvuruları bir araya getirerek sürecin bugün geldiği noktayı meslektaşlarımızla ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.
- İlk adım: İlkeler ve öneriler (18 Temmuz 2026)
Kadıköy Belediyesine, “Kamusal Tiyatro Sahnelerinin Adil, Şeffaf ve Katılımcı Kullanımına İlişkin İlkeler ve Öneriler” başlıklı 18 maddelik bir dosya ilettik.
Dosyada belediye sahnelerinin kamusal kültür hizmeti anlayışıyla yönetilmesini; yerel tiyatrolara kota ayrılmasını; tanınırlığın ve gişe başarısının tek değerlendirme ölçütü olmamasını; tahsislerin şeffaf biçimde yapılmasını ve salonlara düşük maliyetli erişim sağlanmasını önerdik. Tiyatro ekiplerinin belediyeyle ilişkisinin yalnızca kiracı ilişkisi üzerinden değil, kamusal kültür üretimine katkı sunan paydaşlar olarak kurulması gerektiğini vurguladık.
- Birinci görüşme: Tahsis, ücretler ve tanıtım olanakları
Dosyanın ardından Kadıköy Belediyesi yetkilileriyle resmî bir görüşme yaptık ve görüşmenin sonucunu internet sitemizde yayımladık.
Belediye yetkilileri, salonlara tiyatroların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, korolar, okullar ve müzisyenler gibi farklı kesimlerden de talep geldiğini aktardı.
Biz ise salon ücretleri ve tahsis süreçlerine ilişkin taleplerimizi, yerel ve bağımsız tiyatroların görünürlüğünü artırmaya yönelik önerilerimizi sunduk. Kadıköy Belediyesi Kültür Müdürlüğü Genel Sanat Yönetmeni Ömür Kurt yönetiminde gerçekleştirdiğimiz toplantıda, sorunların hızlı bir şekilde çözüme kavuşabilmesi için ortak bazı planlamalar tasarlandı. Ömür Bey’in de katkılarıyla tiyatroların görünürlüğünün belediyenin billboardları, basılı yayınları, sosyal medya kanalları ve dijital ekranları aracılığıyla artırılması; Barış Manço Kültür Merkezi’nin daha etkin kullanılması ile ilgili bir planlamaya odaklandık. Sahne kiralamada yaşanan zorluklarla ilgili olarak, kararın alındığı Meclis komisyonunun başkanı ile hızlıca bir toplantı organize edildi.
- İkinci görüşme: Meclis Komisyonu Başkanı ile toplantı / Tarife ve kültür mekânları ağı önerileri
İlk görüşmeden birkaç gün sonra yeniden bir araya gelerek iki somut öneri sunduk:
Kültür Üreticisi İndirimi: Salon tarifesine yeni bir indirim kategorisi eklenmesini önerdik. Model A’da genel %30 indirim; Model B’de ise topluluğun niteliğine göre %40, %30 ve %0 oranlarıyla kademelenen bir sistem sunduk.
Kadıköy Kültür Mekânları Ağı: Belediyenin bazı etkinliklerini, standart bir bedel ödeyerek bağımsız sahnelerde gerçekleştirmesini önerdik. Uygulamanın gönüllü birkaç sahneyle pilot olarak başlatılabileceğini belirttik.
Bu görüşmede belediye yetkilileri, sahne ücretleri konusunda “öncelikle bu sezon zam yapmamak ve bu konuyu çözüme kavuşturabilecek bir protokolde ortak karar kılmak” ifadesini kullandı. Belediye tarafından bir iş birliği protokolü yapılması önerildi.
- İş birliği protokolü taslağı
Görüşmelerin ardından, kapsayıcılığı geniş ve diğer belediyelere de örnek teşkil edebilecek 20 maddelik bir protokol taslağı hazırladık. Hukukçuların da görüşü alınarak hazırlanan taslakta yerel tiyatro kotası, indirim oranları, tarife artışlarının TÜFE’nin belirli bir oranıyla sınırlandırılması, ortak komisyon kurulması, tanıtım olanakları ve Meclis onayı gibi başlıklara yer verdik.
Öngörülen süreç, iki tarafın hukukçularının bir araya gelerek taslağı müzakere etmesiydi. Ancak bu ortak hukukçu çalışması henüz başlamadı; taslak ortaklaşa müzakere edilerek sonuçlandırılmadı.
- Görüşmeler sürerken yapılan ücret artışları
Bu süreçte belediye sahnelerinin tarifelerine %10 ile %40 arasında zam yapıldı.
Artışın nedenini sorduğumuzda, protokol yapılamadığı için zam kararının Belediye Meclisinden geçtiği tarafımıza söylendi.
Oysa protokolün hazırlanması, tarafların hukukçularının birlikte yürüteceği bir müzakere süreci olarak öngörülmüştü. Bu ortak çalışma henüz başlamadan zamlı tarife yürürlüğe girdi. Belediye, tiyatroların yaşadığı zorluklar konusunda bilgilendirilmiş, kendisine öneri taslakları sunulmuştu.
- Belediye Meclis Başkanlığına başvuru
Ücret artışlarının ardından, sahne ücretlerinin yeniden değerlendirilmesi ve bağımsız tiyatroların desteklenmesi talebiyle Belediye Meclis Başkanlığına dilekçe sunduk. Dilekçeyi hem elden teslim ettik hem de resmî başvuru yoluyla ilettik.
Talebimiz iki kademeli: Kadıköy merkezli ve geliri belirlenecek bir eşiğin altındaki bağımsız tiyatroların bu sezonki artıştan muaf tutulması; bu mümkün değilse Meclisin bu tiyatrolar için özel bir destek ya da tarife katsayısı kararı vermesi.
Başlangıçta, henüz zam yapılmadan mevcut tarife üzerinden indirim sağlanmasını istemiştik.
- Şu an neredeyiz?
5 Ekim 2026 tarihli Belediye Meclisi toplantısı sonrasında, dilekçemizin görüşüldüğüne veya karara bağlandığına ilişkin tarafımıza bilgi ulaşmadı.
Süreci sorduğumuzda, bu tür başvuruların önce Meclis hukukçularınca incelendiği, ardından Kültür Komisyonuna iletildiği ve sonrasında Meclis görüşmesine alınabildiği bilgisi verildi. Ancak dilekçemizin şu anda hangi aşamada bulunduğuna ilişkin net bir bilgiye sahip değiliz.
Bir sonraki Meclis toplantısının yaklaşık bir ay sonra yapılacağı belirtiliyor. Bu süre boyunca zamlı tarifenin uygulanması, özellikle küçük ölçekli yerel ve bağımsız tiyatroların sahne maliyetlerini artırıyor; oyunlarını planlamalarını ve seyirciyle buluşmalarını zorlaştırıyor.
- Bundan sonra
Sürecin devamında dilekçenin hangi aşamada olduğunu yazılı olarak sormayı, bir sonraki Meclis toplantısına hazırlanmayı, Başkanlık düzeyinde ara talepte bulunmayı ve kamuoyu açıklaması yapmayı öneriyoruz. Bu adımların amacı, başvurunun durumunu netleştirmek ve tiyatroların taleplerini takip etmektir.
Bütün tiyatrolara ve kültür-sanat kurumlarına çağrımız
Kamusal sahnelere erişim ve bağımsız tiyatroların sürdürülebilirliği, bütün tiyatro alanını ilgilendiren ortak bir meseledir. Bağımsız ve yerel tiyatroların üretimlerini sürdürebilmesi, tiyatro emekçilerinin çalışma olanakları ve seyircinin sanata erişimi için birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var.
Bütün tiyatro ekiplerini, bağımsız sahneleri, meslek örgütlerini ve kültür-sanat kurumlarını dayanışmaya ve iş birliğine davet ediyoruz. Sahne maliyetlerinin üretimlerinize etkisini bizimle paylaşmaya, ortak taleplerin geliştirilmesine katkı sunmaya ve bu taleplerin kamuoyunda görünür olmasına destek vermeye çağırıyoruz.
Kadıköy’ün tiyatro yaşamını birlikte savunalım. Kamusal sahnelerin erişilebilir, adil ve şeffaf koşullarla kullanılması için ortak sözümüzü güçlendirelim.
Kadıköy Tiyatroları Platformu (KTP)





