7 Temmuz 2022 tarihinde, 52 yaşında yitirdiğimiz dramaturg Ragıp Ertuğrul’un anısını ve mücadelesini yaşatmak adına, 2026-2027 tiyatro sezonunu “Ragıp Ertuğrul Tiyatro Sezonu” ilan ediyoruz.
Bugün, bu topraklarda tiyatronun en güzel bakan gözlerinden, en yapıcı seslerinden biri olan; kalemiyle, eleştirileriyle ve duruşuyla sahnelerimize rehberlik etmiş sevgili dostumuz Ragıp Ertuğrul’un aramızdan ayrılışının dördüncü yılındayız.
Onu tanıyanların hepsinin ortaklaştığı bir şey vardı: Ragıp, bir araya gelmesi hiç mümkün görünmeyen insanları, kurumları, fikirleri aynı masaya oturtabilen nadir insanlardandı. TEB Başkanlığı döneminde eleştiri kültürünü kurumsallaştırmak için çalışırken de, pandeminin en karanlık günlerinde “Tiyatromuz Yaşasın” inisiyatifiyle salonları, oyuncuları ve sahne arkası emekçilerini tek çatı altında toplarken de yaptığı hep aynıydı: birbirinden kopuk duran parçaları birleştirmek, aralarında dayanışma kurmak. O, tiyatro camiasını bir arada tutan görünmez harçtı.
Onun beklenmedik ölümünün ardından, Kadıköy Tiyatroları Platformu olarak bu değerli sanat insanına bir vefa borcumuz olduğunu düşündük ve 2026-2027 tiyatro sezonuna onun adını verdik. Çünkü ona en yakışan anma biçimi, tam da onun bize öğrettiğini yapmaktı: bir araya gelmek, birlikte üretmek, sanatçıları hem birbirleriyle hem de halkla buluşturacak alanlar yaratmak.
“Seninle tiyatroyu kutlamaya geliyoruz.”
Bu sezon Eylül ayında hayata geçireceğimiz “Sezona Merhaba” şenliğini de onun anısına gerçekleştireceğiz. Onlarca tiyatronun katılacağı bu şenliğin açılışına, onun dostları ve izleyicileriyle bir araya gelerek başlayacağız.
Kadıköy’ün sokaklarında, sahnelerinde ve kulislerinde onun savunduğu özgür, özerk ve dayanışmacı tiyatro iklimini solumaya devam ediyoruz. Tüm tiyatro topluluklarını, salonları, eleştirmenleri ve en değerlisi olan seyircilerimizi, Ragıp Ertuğrul’un mirasına ortak olmaya; sahnelerimizi sevgiyle, estetikle, yapıcı eleştiriyle ve sarsılmaz bir dayanışmayla doldurmaya davet ediyoruz.
RAGIP ERTUĞRUL KİMDİR?
Ragıp Ertuğrul, 1970 yılında İstanbul’da doğdu. Oyunculuğa 1988’de Tevfik Gelenbe Tiyatrosu’nda adım attı, ardından yönünü eleştiri ve dramaturjiye çevirdi: 1999’da “Türkiye’de Kabare Tiyatrosu” başlıklı teziyle İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı ve aynı yıl tiyatro eleştirileri yazmaya başladı. Yazıları Sanat Çevresi, Tiyatro… Tiyatro ve Tempo dergilerinde, T24 haber sitesinde yer aldı; 2005-2007 arasında Tempo’nun sanat sayfalarını hazırladı, 2010’dan itibaren de Vatan Gazetesi’nde “Kahvede Şenlik” köşesini yazdı.
Yıllar içinde dramaturji, eleştirel düşünme, tiyatro işletmeciliği, sanat sponsorluğu ve etkinlik iletişimi gibi alanlarda uzmanlaşarak pek çok konferans ve seminer verdi; bu birikim 2011’de Hacettepe Üniversitesi’nin düzenlediği 75. Yıl Cüneyt Gökçer Ödülleri’nde “Yılın En İyi Eleştirmeni” ödülüyle taçlandı. 2015’te Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye başkanlığına, 2017’de de Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği yönetim kuruluna seçildi.
Kalemi sahneye de taştı: Dilek Türker’in Tiyatro Ayna’sı için, Nezihe Araz’ın Kuvay-i Milliye Kadınları metnini Türker’in elli yıllık sanat yaşamıyla birleştirdiği “Abide-i Aşk” oyununu yazdı ve 2015-2016 sezonunda sahneledi; Türker’in yaşam öyküsünden yola çıkan “Soytariçe” (2016) adlı biyografik romanını yayımladı. 2018’de Gökay Genç ile birlikte İstanbul’da REST Tiyatro’yu kurarak, Türkiye’de daha önce hiç sahnelenmemiş oyunları izleyiciyle buluşturma hedefini hayata geçirdi. COVID-19 pandemisinde ise Tiyatromuz Yaşasın inisiyatifinin yürütücü kurulunda yer alarak sektör çalışanlarının haklarını savundu.
7 Temmuz 2022’de, lenf kanseri tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Gökay Genç ile birlikte kaleme aldığı Tangopera adlı müzikal oyunu, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından 2022-2023 sezonunda sahnelenmiştir.
Kadıköy Tiyatroları Platformu





